Sınıfını Bil !

İşçi sınıfı genel olarak sinemaya, tiyatroya fazla gitmez, daha doğrusu gidemez. Ne parası yeter buna ne de zamanı. Günde 12 saat, 14 saat, hatta 16 saat çalıştıktan sonra mecali de kalmaz zaten. Ama üzülmemize gerek yok, sahnede olmasa da televizyonlarda, ana haber bültenlerinde her gün başka bir tiyatro sergileniyor. İktidarı ile muhalefeti el ele verip güzel bir oyun sergiliyorlar. Hepsi de üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışıyor.
İktidar vatan diyor, millet diyor, ümmet diyor, benim başörtülü bacım diyor, yeri geliyor şahsım diyor, elindeki medya ile beyaz olanı siyah, siyah olanı beyaz gösteriyor. Bir şekilde kendini izlettiriyor. Muhalefette üstenlendiği rol gereği, hak diyor, adalet diyor, ama bunlar için aman sokağa çıkmayın, hakkınız sokakta aramayın, bilmem kaçıncı kez çalınan oylarınıza rağmen, ve bu konuda hiçbir gelişim sağlanmamışken, seçimi bekleyin, dişinizi sıkın diyor. Fazla sıkılan diş kırılır.
Sahnede bunlar olurken işinden yorgun argın gelmiş, tv izlerken dinlenmeye çalışan biz işçiler ise kendimize en yakın oyuncuyu seçim onu desteklemek için bahaneler bulmaya çalışıyoruz. Tıpkı yarışma programlarında hiç tanımadığımız bir yarışmacıyı destekler gibi destekliyoruz. Sanki başka seçenek yokmuş gibi ya cumhur ittifakını destekleyeceksin ya da millet ittifakını. Bizlere aşılamak istedikleri fikir bu. Aman başka şeyler düşünme, aman sistemin dışına çıkma. Peki gerçekten biz işçileri temsil edebilecek partiler bunlar mı?
Bu partiler bizi temsil edemez. Hiçbiri biz işçilerin iradelerini yansıtmıyor. Hiçbirinde bizim söz hakkımız yok. Hiçbirinin programında işçi iktidarı yok. Onlar küçük bir azınlık olan patronların temsilcileridir. Biz işçiler ise milyonlarız ve kendi kaderimizi ellerimize alma vaktimiz çoktan geldi.
Evet kadını, erkeği, genci yaşlısı, alevisi, sünnisi, lazı, çerkezi, arabı, kürdü, türkü ile biz işçiler milyonlarız. Kimimiz milliyetçi diyor kendine, kimimiz ulusalcı. Kimimiz dindar diyor kendine, kimimiz ateist. Tüm bu farklılıklarımıza karşın hepimizde ortak olan şey işçi olmamızdır. Her gün aynı servise binip, aynı şantiyeye gidiyoruz. Aynı bandın önünde saatler geçirip aynı patrona hizmet ediyoruz. Kabul etsek te etmesek te hepimiz aynı sınıfın içindeyiz. İşçi sınıfıyız biz.
Bir sınıf olarak dertlerimiz gibi çözümlerimiz de ortaktır. Bir çok işçi kardeşimiz uğradıkları haksızlıklara karşı direnişe geçiyorlar. Yemek sepeti işçileri, Farplas işçileri, Migros depo işçileri, gemi söküm işçileri ve daha niceleri direniyor. Direniş bugün hepimizin ortak çözümüdür. Direnişteki tüm işçiler bizlerin sınıf kardeşidir. Kazanımla sonuçlanan her direniş işçi sınıfının kazanımıdır. Onlara destek olmak her işçinin görevidir. Ben ne yapabilirim ki diye düşünmeden hemen harekete geçmek doğru olandır. Yapabileceklerin çok fazla. Direniş alanlarına gidip işçilere selam vermek, sohbet etmek, onlara güç verecektir. Tek başına gitmen yetmez yanına muhakkak bir başka işçi arkadaşını, arkadaşlarını da almalısın. Direnişlerden çok uzakta yaşayan bir işçi olabilirsin. Bir destek mesajı, bir video paylaşman onların gücüne güç katacaktır.
Bugün haksızlığa uğrayan sadece direnişteki işçiler değil. Hepimiz haksızlığa uğruyoruz. Ekonomik krizle boğuşmak zorunda kalan tüm işçiler haksızlığa uğruyor demektir. Yoksulluk sınırının altında maaş alan herkes haksızlığa uğruyor demektir. Acaba bu ay ne kadar fatura gelecek diye düşünen herkes haksızlığa uğruyor demektir. Yaşam alanları, doğası talan edilen hepimiz haksızlığa uğruyoruz demektir. Ve haksızlığa karşı direnmek en meşru hakkımızdır. Bizi kurtaracak olan düzen partileri değildir. İttifak partilerinin bizi kurtarmak gibi bir dertleri yok. bizi kurtaracak olan kendi örgütlülüğümüzdür. Bizim olan sendikalarımızdır. Bizim olan işçi birliklerimizdir.
İşçiler tekrardan tozlu ayakkabıları ile sendikalarına gitmelidir. Lüks makam odalarında sendika yöneticileri ile çay içmeli, onlara o koltuğu ne zaman bırakacaklarını sormalıdır. İşçiler sendikalardan başlamak üzere kendinin olanı geri almalıdır. Bunun yolu her yerde direnişten geçmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz