Kamu hizmetleri ve ‘çalışmaktan kaçınma hakkı’

0
35

Devlet denilen mekanizma, sınıfların ortaya çıkmasıyla birlikte var oldu.

Devlet, teorik olarak, çıkarları zıt iki sınıf, (ezenler ve ezilenler) çatışma içinde birbirini yok etmesin diye, günlük yaşamı organize etmek için vardı. Pratikte ise elbette, üretim araçlarını, buna bağlı olarak, siyasi iktidarı, bundan bağımsız olmayan biçimde, her türlü zor aygıtını elinde bulunduran ezen sınıf, devletin de sahibi oldu.

Parlamento, seçimler, medya, ulusal çıkarlar vb. hep bu sınıfsal yanın gizlenmesine hizmet eder. Devlet, doğası gereği, kamu hizmetlerini organize eder. Uzatmadan söylersek, eğitim, sağlık, ulaşım, barınma vb. devletin temel görevleridir.

Ya da öyleydi mi demeli?

‘İşçilerin aklı sosyalizme kaymasın’ diye, soğuk savaş döneminde, göreceli olarak, işçilere sağlanan imkânlar, sosyalizmin olmadığı dünyada, her yerde giderek pahalı ve ulaşılmaz hizmetler haline geldi.

Tüm kamu hizmetleri özelleşti. Kamu, sadece seçimler öncesi algı yaratmaya yönelik kamuoyunda kaldı. Bugün, bütün kamu hizmetleri paralı. Paran kadar sağlık, paran kadar eğitim, paran kadar su, elektrik, doğalgaz. Tıpkı ekmek gibi.

Kamu hizmeti, günümüz dünyasında, kocaman bir yalan ve patlamış bir balondan başka bir şey değildir.

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 13. Maddesi

Koronavirüs salgınının yaşamlarını tehdit ettiği işçiler, birçok işyerinde ilgili yasaya dayanarak üretimi durdurdu ve çalışmama haklarını kullanarak evlerine çekildi.

İşçilerin iş bırakma kararına dayanak olan İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 13. Maddesi şu şekilde:

1- Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhal kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir.

2- Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi halinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır.

3- Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz.

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here