Kadına yönelik şiddet dünyada da arttı

0
47

Koronavirüs salgını süresince kadına yönelik şiddet de artıyor, kadınların ev içinde yaşadığı sorunlar görünmez hale geliyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre, salgın sürecinin başladığı ilk 15 gün içinde, 12 kadın evde olmak üzere 18 kadın öldürüldü. Buna karşılık kadınlar haklarını kullanmakta zorluk yaşıyor. Barolara yapılan adli yardım başvuruları ciddi oranda azalmış vaziyette. 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü şunları söylüyor: “Geçen hafta pazartesi gününden bu yana acil telefon hatlarımıza darp şikâyetiyle başvuranların sayısı arttı. Örneğin eskiden daha çok danışmanlık için telefon alırken şimdi ‘Darp edildim, evden de çıkamıyorum ne yapmalıyım’ diyen kadın arkadaşlarımız arıyor. Evde daha çok vakit geçirmek şiddetin artmasına sebep oluyor.”

Ekmek ve Gül’den Adile Doğan ise bir kadının sözlerini şöyle aktarıyor: “Normalde mesaisi bitince gider dışarda içer, eve geç gelirdi. Eğer erken davranıp çocuklarla uyumuşsak, bana saldırmazdı. Ama şimdi işten çıkıp, saat 7’de elinde içki poşetiyle geliyor. İçip içip beni dövüyor. En son polisi aradım, polis 5 saat sonra geldi. Hiçbir şey de yapmadı…” Birçok kadının eşi yanındayken yardım hattını arayıp yardım alma gibi bir olanağı dahi yok. 

İnfaz yasasında kadınlar aleyhinde düzenlemeler 

Virüs salgını ile gündeme gelen infaz indirim paketinin cezaevlerinde korona salgınına karşı tedbir amaçlı olduğu söyleniyor. Ancak düzenlemelerin birçoğu kadınların yaşamını başka bir yönden tehdit ediyor. Hukukçular bu düzenlemelerin salgın açısından tedbir olmasından ziyade adalet sisteminde köklü değişikliklere yol açacak bir dizi uygulama olduğu görüşünde. 

Avukat Selin Nakıpoğlu, bu infaz paketinin sadece çocuk istismarını değil tüm cinsel suçları kapsayacağını ve çok tehlikeli sonuçlara sebep olabileceğini vurguladı: “Büyük bir oranda dışarı çıkacak cinsel suçtan hükümlü var. Bu hükümlülerin suça maruz bıraktığı kadın ve çocukları nelerin beklediğini hiç düşündüler mi acaba? Korkudan, stresten kendisini istismara maruz bırakan suçluyla yüzleşeceği için kalp krizi geçiren bir çocuk oldu ve hayatını kaybetti bu ülkede…”

İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu da salgının bahane edilerek bu paketin geçirilmeye çalışıldığını söylüyor: “Kadınları birey olarak görmeyen iktidar, kafasındaki planı salgını bahane ederek gerçekleştirmeye çalışıyor”

İşçi kadınlar sağlıksız koşullarda çalışmaya devam ediyor

Ekmek ve Gül’den Adile Doğan’ın aktardığı üzere, işçilerin koşulları iki misli zorlaşmış durumda. İş yerlerinde uyarılar yapılıyor, “ellerinizi yıkayın, sağlığınıza dikkat edin” diye. Ama işçilerin tuvalete gitmesine, maske takmasına bile izin verilmiyor. 

Bir işçi kadın şöyle söylüyor: “Aklımız çıkıyor mesai bitene kadar, acaba evde ne oldu çocuklarımıza diye. Bir kadın arkadaşım ‘Bırakın fabrikada ölelim bari, geride kalan çocuklarımız tazminat alsınlar’ diye hesap yapmaya başladı. ‘Bunlar bizi iyice gözden çıkardılar, bari geride kalanlar haklarımızı arasınlar” 

Salgın sürecinde kadına şiddet arttı

Dr. Erika Fraser’in Birleşik Krallık Uluslararası Kalkınma Departmanı için hazırladığı “COVID-19 Pandemisinin Kadınlara ve Kız Çocuklarına Şiddete Etkisi” raporuna göre tüm dünyada salgının kadın ve kız çocuklarına şiddeti artırdığı görülüyor. 

Ev içi şiddet riski artıyor: Çin’de adli raporlar ev içindeki erkek şiddetinin salgın sırasında üçe katlandı. Ev içi şiddetle ilgilenen örgütler zorunlu olarak birlikte zaman geçirme, ekonomik sıkıntılar ve korkunun ev içinde gerilimi ve şiddeti tetiklediğini gözlemliyor. Şiddet gören kadınların yardım hizmetlerine, hastanelere, polise ya da savcılıklara başvurması zorlaşıyor.

Olağanüstü durumlardaki kadın ve kız çocuklarına şiddet riski artıyor: Mülteci kamplarında kalanlar, ülke içinde yeri değiştirilmiş kadınlar farklı şiddet türlerine karşı daha korumasız kalıyor. 

Peki bu süreçte ne yapmalı?

Bu süreçte umut vadeden önemli bir gelişme mahallelerde kurulan dayanışma ağları oldu. 

Gençler -tüm sağlık tedbirlerini almak koşuluyla- ihtiyaç sahibi kişilere destek götürüyor örneğin. Kadınlar açısından bu gibi dayanışmalar çok anlamlı. Var olan politikalar kadınların yaşamını zorlaştırsa da mahallelerde kadınların dayanışması bu süreçte birçok sorunu çözebilir ve ilerisi için bize önemli deneyimler sağlayabilir. 

Dayanışma yaşatır!

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here