İstanbul’da 29 işçinin katledilmesi protesto edildi: “Kaza kader değil cinayet!”

İstanbul’da Beşiktaş ilçesinde bulunan 16 katlı bir binanın gece kulübü olarak kullanılan giriş katında çıkan yangın sebebiyle 29 işçinin hayatını kaybetmesi, emek örgütleri tarafından düzenlenen eylemle protesto edildi.

DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş sendikasının çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde; DİSK/Limter-İş, İnşaat-İş, DİSK/Basın-İş, Dev-Tekstil, DGD-SEN, DİSK/Enerji-Sen, DİSK/Sosyal-İş, Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, İşçi-Sen, İnşaat-Sen, Mağaza Market-Sen, TEHİS, TOMİS, DİSK/İletişim-İş, DİSK/Dev Turizm-İş, DİSK/Sine-Sen, DİSK/BTOSEN, Kataş-Sen yer aldı.

“Kaza kader değil cinayet” pankartının açıldığı eylemde, “Katillerden hesabı emekçiler soracak” “Kaza kader değil cinayet”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz” sloganları atıldı. Eylemin ortak basın metnini okuyan Dev Yapı-İş Genel Mali Sekreteri Osman Üney, “Sermayedarların, patronların kâr hırsı daha kaç işçinin hayatına mal olacak” diye seslendi.

Her birinden hesap sormak zorundayız”

Hayatını kaybeden 29 işçinin denetimsizlik, iş yetiştirme telaşı ve yasal olmayan tadilat nedeniyle can verdiğini belirten Üney, “Dün burada gerçekleşen patlama ve işçi katliamı tesadüf değil. Tıpkı Soma’da, Ermenek’te, Bartın’da, İliç’te olduğu gibi… Oysa sosyal medyada işletmenin civarında yaşayan halk gazetecileri etiketleyerek hakikati duyurmaya çalışıyor, ‘defalarca şikayet ettik, bir gün bile kapatılmadı’ diyorlar. İşletmenin bu olay öncesinde de sorunlu bir yer olduğunu görüyoruz. Birbirine top atan Beşiktaş Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi kurumların her birinin bu katliama giden süreçteki rollerini ortaya çıkarmak, her birinden hesap sormak zorundayız” dedi.

İş cinayetlerini bizlere ‘kader’ olarak sunuyorlar”

Her gün en az 6 işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Üney, “AKP’li yıllarda bu sayılar daha da arttı. Çünkü kâr ve rant uğruna iş cinayetlerini bizlere ‘kader’ olarak sunuyorlar. Bizler alın teri döküyoruz onlar zenginleşiyor. Bizler can veriyoruz, onlar mahkemelerde aklanıyor. Bizler sustukça bu düzen devam edecek. Bu düzenin ortağı kim olursa olsun susmamak katledilen işçi arkadaşımıza karşı sorumluluğumuzdur. Bunu bir an dahi unutmayacağız. Burada yaşanan işçi katliamının sorumluları bir bir ortaya çıkarılmalı. Kimse sorumluluğunu üstünden atmaya kalkmasın. 29 işçi arkadaşımızın vahşice katledilmesinin hesabını soracağız. Sorumluların yakasını bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

İşçiler ölmemek için de örgütlenmek zorunda’

Daha sonra işçi ve emekçilere seslenen Üney, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha ne bekliyoruz? Ölüm sırasının bize gelmesini mi? Bu ölüm ve sömürü düzenine dur diyecek olan bizleriz. Bizler bir araya geleceğiz, örgütleneceğiz, harekete geçeceğiz ki, bu düzen son bulsun. İnsanca yaşam ve çalışma koşulları sağlansın. İş cinayetlerinde can vermek istemiyorsak mücadeleyi yükseltmekten başka çaremiz yok. Bir işçi arkadaşımızın daha sermayenin kârı uğruna aramızdan ayrılmasına tahammülümüz yok. Bizlere dayatılan kölelik koşullarına, güvencesiz çalışmaya; iş cinayetlerinde ölmemek adına örgütlenmeliyiz. Emeğimize, geleceğimize sahip çıkmalıyız.”

Eylem; işçi cinayetlerine ve sermaye saldırılarına karşı mücadeleyi büyütmek için “1 Mayıs’ta Taksim’deyiz” çağrısıyla sonlandırıldı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz