Grevin ardından Maltepe Belediyesinde işçilere baskılar arttı, şube ortada yok

Genel-İş üyesi Maltepe Belediyesi işçilerinin yaptıkları grevin ardından belediyede işçilere yönelik baskı arttı. İşçiler Anadolu Yakası 2 No’lu Şubenin sorunlarla ilgilenmediğini söyledi.

DİSK’e bağlı Genel-İş’te örgütlü Maltepe Belediyesi işçilerinin ekonomik ve sosyal hakları için başlattığı grevin ardından belediyede işçilere yönelik baskı arttı. Belediyenin artan baskıları karşısında işçiler, üyesi oldukları İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şubenin ise işyerlerine uğramadığı, sorunlarla ilgilenmediğini söyledi.

İşçiler, Maltepe Belediyesi toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine 23 Şubat’ta greve çıkmıştı. İşçiler grevdeyken işçilerin ve örgütlü oldukları şubenin iradesi Genel-İş Genel Merkezi tarafından yok sayılmış, genel merkez yönetimi işçilerin daha önce reddettiği maddeleri içeren toplu iş sözleşmesine imza atmıştı. Grev böylelikle 6 gün sonra sona erdirilmişti.

Üzerinden 2 ay geçen grevin ardından Maltepe Belediyesinde ‘Nelerin değiştiğini’ temizlik işçileri anlattı. Genel-İş Genel Merkez yönetiminin imzaladığı sözleşmeden sonra belediyede işçilere yönelik baskının arttığını söyleyen işçiler, şube yönetiminin grevden sonra işyerlerlerinde yaşanan sorunlara ilişkin hiçbir adım atmadıklarından yakındı. İşçiler, sendikal örgütlülüğe saldırı karşısında mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

“ORTADAN KAYBOLAN DEĞİL İŞÇİNİN HAKKINI KORUYAN BİR ŞUBE OLMALI”

Bir Maltepe Belediyesi temizlik işçisi Maltepe Belediyesi ve belediye şirketinin hissedilir derecede baskıyı artırdığını belirterek, “Kuralları sıkılaştırdılar. Iş yükümüz daha da arttı. 40 saat uygulamasında süpürgede çalışan arkadaşlarımız mağdur edildi. 40 saat ve izinler konusunda işler masa başında atılan imzayla mağdur edildi. Yine grevden sonra çalıştıkları bölgeleri değiştirilen arkadaşlarımız oldu. Şube yönetimi grevden sonraki süreci hiçbir şekilde yönetemedi, neredeyse ortadan kayboldu. Grevden sonra işçilere ne kazandık, ne kaybettik hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Biz işçilere danışan bilgilendiren bir şube yönetimi istiyoruz. İşçinin hakkını koruyan bir şube yönetimi istiyoruz. İşçilerin kararları doğrultusunda karar alan sendikaya ihtiyacımız var” dedi.

“İŞÇİLERİN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ DAĞITILMAK İSTENİYOR”

Temizlik işçilerinin grev süreci ve sonrasında “yolu yaran işçiler” olduğunu söyleyen temizlik işçisi; belediye yönetiminin özellikle bu işçilerin örgütlülüğünü dağıtmaya çalışıtığını kaydederek, “Temizlik işçilerini baskı altına almaya çalışıyorlar. Biz temizlik işçileri olarak mücadelede yolu yaran işçileriz bu yüzden bizi bölmeye çalışıyorlar. Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz birliğimizi bozdurmayacağız” ifadelerini kullandı.

“O İŞÇİLERİ GREV KIRICILIĞINDA KULLANDILAR ŞİMDİ ONLARI İŞTEN ÇIKARIYORLAR”

Grev sonrasında çalışma koşullarında olumsuz anlamda değişiklik olduğunu söyleyen bir başka temizlik işçisi üzerlerinde ciddi bir baskı olduğunu dile getirdi. İşçi şöyle konuştu: “Belediyeye grev sürecinde 60’a yakın sözleşmeli işçi alındı. O işçileri grev kırıcılığında kullandılar şimdi onları işten çıkarıyorlar. İş yükümüz ağırlaştı. Sorumlu olduğumuz bölgelerin sayısı arttı. Normalde toplu iş sözleşmesi imzalanır, daha sonrasında imzalanacak sözleşmeler de öncekinin üzerinde olur. Ancak genel merkezin imzaladığı sözleşmeyle işçiler cumartesi-pazar mesai verilmeden çalıştırılmak isteniyor. Süreç ara bulucuda, belediye yönetimi keyfi davranıyor.” Genel-İş Genel Merkezi yönetiminin toplu sözleşme görüşmelerinde baypas ettiği Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası Şubesinin “Grevden sonra ortada olmadığını” kaydeden işçi, “Şube arasında tartışıyor. Parçalanmış durumdalar. Birbirlerini eleştiriyorlar ama hepsi aynı derecede sorumlu. 1 Mayıs’la ilgili hiçbir çalışma yapılmadı şubede. İşçinin iradesinin esas alındığı birlikte karar aldığımız patronlara ve yanlış kararlar alındığında sendika merkezine de boyun eğmeyecek dik durabilen bir şubeye ihtiyacımız var. DİSK’in mücadeleci tarihi ortadadır. Bu şekilde davranarak Türk-İş’ten Hak-İş’ten ne farkları kalıyor” ifadeleriyle tepki gösterdi.

DAHA İYİ ÜCRET DAHA İYİ BİR YAŞAM İÇİN 365 GÜN 1 MAYIS

1 Mayıs yasaklarını yorumlayan temizlik işçisi, “1 Mayıs yaklaşırken AKP pandemi dinlemedi kongreler yaptı. Şimdi patronlarına teşvikler kolaylıklar sağlıyorlar, olan işçiye esnafa oluyor. Sermaye ve iktidar pandemi sürecinde bizleri her şeyin azına ikna etmeye çalışıyor. Bu cesaret işçilerin örgütsüzlüğünden kaynaklanıyor. Kıdem tazminatı mücadelemizde geri adım attırmıştık yine aynı şekilde davranmamız gerekiyor” diyor. İşçi, “365 gün bizim için 1 Mayıs olmalı. İşyerlerinde örgütlenip gücümüzü patronlara ve iktidara göstermemiz gerekiyor. Aşı olacak gruplar arasında yer almamız en kısa sürede aşılanmamız gerekiyor. Çünkü biz temizlik işçileri olarak ağır risk altındayız. 5-6 ay önce bir arkadaşımızı kovid 19’dan kaybettik. Bu süreçte KHK ile kadroya geçen işçiler olarak altı boş kadro değil daimi kadro istiyoruz. Biz amasız fakatsız gerçek kadro istiyoruz. Kod 29 insafsız bir uygulamadır. Daha iyi ücret daha iyi yaşam talep ediyoruz” diye konuştu.

KaynakEvrensel

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz