Camus’yü Nasıl Bilirsiniz? – Hakkı Taşdemir

0
53

(Çok yönlü, üretken bir yazarımız Hakkı Taşdemir… Dünyayı saran virüs illetinin can sıkan, moral bozan etkisine karşı, kendi cephesinden ‘savaş’ açtı. “Bu dönemde yapılacak en iyi iş farklı alanlarla ilgilenmek, değişik uğraşlar bulmak düşüncesindeyim açıkçası” diyerek bir süredir “Kahve muhabbetleri” başlığı altında beğeniyle okunan üretimlerini paylaşıyor… Fransız edebiyatının güçlü kalemlerinden Albert Camus’nün “Veba” eseri üzerinden bugünkü Dayanışma Ağları’yla bağlantı kuran Taşdemir’in yazısını biz de okurlarımızla paylaşıyoruz.)

Efendim kahvenizden bir yudum çekerken bu sorunun yanıtını düşünün bir an…

Böyle bir soru ile muhatap olursam eğer “iyi bilirim” diye yanıtlarım düşünmeksizin. Kimileri itiraz ederler, “ama o…” diye. Evet, o Fransız Komünist Partisinden atılmıştır Troçkist suçlaması ile. Bu Troçkizm suçlaması komünist parti yönetimlerinin can simidi idi bir dönem. Muhalefet mi yapıyor? O halde Troçkist’tir atın gitsin.

Sanırım o günler çok gerilerde kaldı artık. Onu siyasi görüşleri ile değil de edebiyata yaptığı katkılarla anmakta insanlar. Artık gelenekçi olma vasfını taşıyan komünist partilerin yandaşları bile.

20. yüzyıl Fransız edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir o.

Onu yorumlayanlar kimi zaman hataya düşüp “varoluşçuluk” düşüncesini benimsediğini söylerler. Bence hata ederler. Sartre ile bir dönem arkadaş olmaları ile sınırlıdır onun varoluşçuluk ile ilişkisi.
Bir başka yanılgı da onun “absürd” (saçma) düşünce akımının kurucusu olduğunu düşünmektir ki bence bu çok büyük bir hata… Ancak bu düşünce akımının önemli isimlerinden biri elbette. Camus yaşamın anlamsızlığını yok edebilmenin çok güç olduğunu ancak bununla savaşılması gerektiğini düşünür. “Yabancı” adlı eseri yaşamın anlamsızlığı üzerine kuruludur. Bunun panzehiri ise “Veba” adlı eserindedir.

Burada romanların özetini aktarmayacağım. Çoğunuz okumuşsunuzdur zaten. Okumamış olanlar da bu vesile ile okuma fırsatı bulurlar belki. 🙂 Ancak Veba’dan ve onun kahramanı Dr. Rieux’den söz etmek istiyorum biraz.

Olay Cezayir’in Oran Kentinde gerçekleşen bir veba salgını ve bu salgın ile kahramanca mücadele eden Dr. Rieux üzerine kuruludur. Romanda, Dr. Rieux felaketin yazgıya dönüşme olasılığına karşı savaşır ve umut olur insanların gözünde. Bu savaşta Tarron ve Grand adlı kişilerle kurulan destansı dayanışma bir felaketin nasıl alt edileceğinin yol gösterisidir aynı zamanda.

Edebiyat eleştirmenleri Veba metaforu ile Camus’nün Avrupa’yı işgal eden Faşizmi anlattığını ifade ederler. Bu doğrudur. Ancak kişilik tahlillerinde Dr. Rieux’nün salgın karşısında verdiği mücadele ve bu süreçte yaratılan destansı dayanışmayı dikkate almazlar nedense.

Gerçekte Camus, Dr.Rieux ve arkadaşlarının mücadelesini “yaşamın anlamsızlığı ve saçmalığı” düşüncesine karşı bir savaş ilacı olarak sunar okuyucuya.

Tüm zorluklara karşın mücadeleyi bırakmamak, dayanışma ağları kurarak mücadeleyi yaygınlaştırmak, topuma yararlı işler yaparak felaketi yenip umudun galibiyetine katkı vermek… İşte yaşamın anlamsızlığını yenmenin ilacı.

Tam da bugünler için yazılmış sanki bu roman. Felaketi umuda çevirebiliriz biz de. Zorlukları yenmek insanların umutlarının tazelenmesine katkı vermek bugün o çağlara göre daha da kolay ama bir o kadar da zorunlu.

Kolay, çünkü Dr. Rieux kadar yalnız değiliz. Dayanışma ağları ile çevrili çevremiz.
Zorunlu, çünkü yaşanan pandemi sürecinden etkilenip umutlarını yitirmiş insan yığınları ile dolu çevremiz.

Dayanışma ağlarına katılıp umut olalım o insanlara. Kimi zaman dost bir sohbet, kimi zaman sıcak bir aş, kimi zaman hukuki bir destek, kimi zaman da koruyucu bir maske olalım; yalnız olmadıklarını hissettirelim, yaşam sevinçlerini tazeleyelim insanların.

Herkesin bir katkısı olabilir bu konuda. Yeter ki isteyelim.

Dayanışma ağlarında birleşelim.

Unutmayalım; DAYANIŞMA YAŞATIR!

Bugün de müziksiz kalmayalım. İşçi sınıfının ünlü marşlarından biri “solidarity forever” (sonsuza kadar dayanışma) 68 kuşağının müzik ilahlarından Leonard Cohen yorumu ile… Bu marşa Türkçe sözler uydurup bize “izci marşı” diye öğretmişlerdi ilkokul yıllarımda. 🙂
https://youtu.be/gceYKMRWNBw orijinal parça burada efendim…

Sağlıklı günler; dayanışmayla…



Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here