BİTMEYEN KAVGA!

0
18

İrfan Taşkıran

12 Eylül’ün 40. yıldönümü geride kaldı. 40 yılın sonunda hala darbe ile hesaplaşma yapılamadığı için, bu hesaplaşma bitmediği için sonuçları, etkileri devam ediyor. 12 Eylül’ün en ayırtedici özelliği, savaşmadan gelen yenilgidir. Göz göre göre gelen askerî darbeye karşı hazırlıksız yakalanmak sadece iktidar perspektifi olmaması ile açıklanabilir. Darbenin solcu mu sağcı mı olduğu tartışılırken, moral olarak çoktan mağlup olmuş çevre- çeper, silah gömmeye, kitap yakmaya girişirken, darbeyi yapanlar solun üzerinden, işçi örgütlerinin üzerinden silindir gibi geçtiler. Darbeye karşı bir direniş olmadığını söylemek direnen yoldaşlara büyük haksızlık olacaktır. ‘Merkezden’ bir talimat bekleyenler bir tarafa, ilk andan itibaren, büyük bir direnişin parçası olduğunu düşünerek, barikatlar kuran, direnişe geçen kadroları, zindanlarda destan yazan direnişleri unutamayız.

Darbe sonrası için gerekli ideolojik, ahlaki ve örgütsel arınma yapılamadı ve yenilgiyle hesaplaşma yerini kitlelerin suçlanmasına bıraktı. Öyle ki mağlup olmuş sol, tarihi bir çıkış yapan Kürt hareketine ağabeylik yapmaya, ondan öğrenmek yerine onu küçümsemeye kalkıştı. Bir gelip bir giden faşizm çözümlemeleri, düzenden umudunu kesecek kesimleri tekrar düzenin etrafında toplamaktan başka bir işe yaramadı. Böyle olunca dün Türkeş’in kürsüden Nazım şiiri okumasına anlam yükleyebilir, bugün Reis’in darbe solu ezdi söyleminden sonuç çıkarmaya çalışır hale gelindi.

Ez cümle, darbenin amacı devrimci hareketin ezilmesi, işçilerin örgütsüz bırakılarak (politik ve ekonomik olarak) ülke topraklarının yağmaya açılması, ulusal ve uluslararası sermayeye dikensiz gül bahçesi sunmak idi. Bir proje partisi olarak AKP, tüm kadroları ile birlikte bu iş için biçilmiş kaftan. Bugün, 12 Eylül ile hesaplaşmak isteyen herkesin yapması gereken şey, AKP ile saray rejimi ile hesaplaşmak. Bunun sandıkta olacağını söyleyen kim varsa en hafif deyimle yalancıdır. 12 Eylül darbesi gücünü sokaktaki sessizlikten almıştı. Hesaplaşma yeri yine sokak olacaktır. Bu rejimi stepnesi muhalefet ile geriletecegini iddia edenler, 12 Eylül bir kırk yıl daha sürsün demiş olurlar.

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here