Ben Turan Çil. 6 yıldır Beşiktaş Belediyesi’nde çalışan büro elemanıyım. Bugün karşınızda sadece haksız yere işinden edilmiş bir işçi olarak değil; 52 gündür evladının yüzüne bakabilmek için bu kaldırımda, onurlu bir kavga veren, bir baba olarak duruyorum.
Bu dondurucu kış ayında kızım “baba hava çok soğuk ne yapıyorsunuz, üşümediniz mi? diye sorduğunda, Kızım üzülmesin diye “dışarıda değil, içerde sıcakta bekliyoruz. Sen merak etme kızım” diye söylüyorduk. Ta ki kızım yanımıza geldiğinde, üstümüz ıslak, ayaklarımız ıslak ellerimiz donmuş halimizi görene kadar. Kızımız üzülmesin diye yalan söylüyorduk.
Okula kendini veremeyen bir çocuk. Duyguları kararmış, umudu tükenmiş bir çocuk. Sonra da gençlik gelecektir. Gençlik umuttur diyeceksin. “Bir Çocuğun Umuduyla Pazarlık Yapılmaz! ”Gençlik gelecektir” diyorsunuz. Peki, aklı dersinde değil de babasının cebindeki yol parasında olan bir çocuktan nasıl bir gelecek bekliyorsunuz?
Direnişin 9 gününde vicdanımız sızladı deyip beni işe alma sözü verdiler. Hatta kızına müjdeyi ver dediniz, 13 gün boyunca oyaladınız ve sonunda tedavi gören hasta eşimin mahkemesini pazarlık konusu yaptınız. Siz hiç akşam eve gittiğinizde çocuğunuzun açlıktan bembeyaz olmuş yüzüne bakıp ” baba bugün bir haber var mı sorusuyla yıkıldınız mı? Siz evladınız okul kantininden bir şey alamayıp eve aç döndüğünde onun gözlerine bakamayacak kadar mahcup oldunuz mu? Benim çocuklarımın hayalleriyle duygularıyla pazarlık yaptınız.
Bir babayı evine eli boş göndermenin hesabını hangi vicdana vereceksiniz?
Belediyenin hali zor durumdaydı ve biz idare etmesini sonuna kadar yaptık. Sendikanın yalan mesajları, insanları kandıran, sürekli ileri tarihte para yatacak mesajlarıyla oyalanıp durduk. Sonuçta bizde neden böyle oluyor haftalardır diğer müdürlüklere para yatarken bize de ödeme yapılsın, adaletli bir ödeme yapılmasını istedik. “Paramız ne zaman yatacak” demek suç mu? Adaletli bir ödeme yapılsın demek suç mu? 5 bin – 10 bin lira harçlık verin bari demek suç mu? Başka bir şey dediğimiz yok. Sonuçta hakkımızı sorduk, hakkımızı istedik. Hepsi 5 bin – 10 bin lira için. Geriye dönük alacağımızı, ödenmeyen aylıklarımızı istemedik, bunları sormadık bile. Adaletli bir ödeme istedik. İşte bu yüzden işten çıkarıldım. Olayın özü de sözü de hepsi bu. Personel çalışma arkadaşlarıma sorun, hepsi bunlara şahittir.
Yaşadığım bu adaletsizliği gerek CHP il başkanından yöneticilerine, gerekse de ilçe başkanından meclis üyelerine kadar hepsine söyledim, anlattım ama adaleti sağlamadılar. Meseleyi bu kadar büyütecek ne vardı, Ben buradayım, personel arkadaşlarım burada, müdürlerden amirlere, şeflerden güvenliğe, herkese sorun ne yapmışım!? Ne istemişim? Ne konuşmuşum?
6 yıldır kimseyle tartışması dahi olmayan ben ne yapmışım?
CHP üyesiyim. Ve bunu kimseye tartıştırmam. Bir yıl önce Rıza başkanın gözaltına alındığı zaman saat 17 olduğunda herkes eve giderken ben belediyede ne iş olursa demeden yardım etmeye çalıştım. Gece yarılarında eve gittim. “Paramız ne olacak ?“ diyenlere “ bu zamanda para mı soruyorsunuz. Vicdansızlık yapmayın” dediklerim paşa paşa masa başında bveren1 yapmayıp otururken, ben çocuklarımın açlığıyla 52 gündür mücadele ediyorum. Bu nasıl adalet? Bu nasıl vicdan? Sayın genel başkan Özgür Özel Beşiktaş CHP ‘nin kalesidir. Peki Beşiktaş Belediyesi önünde 52 gündür BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ ÇOÇUKLARIMIZI AÇ BIRAKTI diye haykırıyoruz haberiniz var mı? Peki yıllardır CHP’ye oy veren Beşiktaş halkının her gün buradan geçerken sitemlerini biliyor musunuz?
52 gündür yüzümüz gülmüyor. 52 gündür çocuklarımı aç bıraktınız. 52 gündür zulüm yapıyorsunuz.
Ne mutlu ki bana, zulme karşı boyun eğmeyen dimdik ayakta duran bir eşim ve çocuklarım var. Ne mutlu ki bana, haklı davamda yalnız bırakmayan bir ailem var. Yol arkadaşlarım, dostlarım ve emekçiler var. İşte bu güçle BİZ KAZANACAĞIZ. İŞİMİ GERİ VERİN. İŞİME GERİ DÖNENE KADAR DİRENECEĞİM. ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK. İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ




