Zamanlama manidar derler ya…
Öyle oldu ansızın gidişin.
Zamanlama manidar ya, bir çok şeyi birden anımsattın. Bir kere bugün Lenin’in ölüm yıldönümü.
Tarih sıkışıp kaldı be ortağım.
Savaş çıktı çıkacak.
Açlık yoksulluk kol geziyor.
Bak, işçi sınıfı nasıl esir edilmiş. Grevleri devlet eliyle kırılıyor. Metal işçileri grev kararı aldı ama herkes biliyor yasaklanacağını. Zaten Türk Metal birkaç güne milletin ve devletin yüksek menfaatleri nutuklarıyla çark eder de.
Neyse.
IŞİD artıklarıyla komşuyuz bildiğin üzere. Kürde ölüm kusuluyor bir kez daha, her kez ben demiştim deme yarışında. Ha direniş var en görkemlisinden anlaşılan. Halkın üstüne güpegündüz kurşun sıkmaya başladıklarına göre.
Dedim ya. Zamanlaman manidar.
Biraz metafizik olacak ama, şimdi Bekir ve Serkan görünce seni heyecanlanırlar belki. Nicedir gelen olmamıştı bizden birileri diye. Boynun bükük kalmasın ha. Barikat vardı da biz mi dövüşmedik deyiver geri durma bence. Ama anlat nasıl sıkıştı buralarda toplum, tarih, dilin döndüğünce.
De ki onlara, ölüm kol geziyor geldiğim yerde. İşçi emekçiler için hayat pahalı, ölmek ucuz. Sağlık sistemi dedikleri var ya de buraya sunturlu bir küfür ekle, sadece kâr etmek için var, yoksa benim ne işim olur bu yaşta burada. Ama diye ekle, bileniyor fabrikalarda işçiler, kondularda öfkeler. Hele ki diye ekle bir gençlik var ki, öncekilere hiç benzemiyor.
Herhalde tanışlığımız 30 yılı geçmiştir. Dile kolay değil mi? Daha bir Ağustos gecesinde yalınayak toprakta yürüyecektik, ama olmadı. Doğrusu o ya bizim kuşaktan geçti mi dersin? Belli de olmaz. Bunu bir daha ki buluşmamızda ele alalım istersen.
Hani şanslısın da bir yandan. Yoldaşların olarak şanınla uğurlayacağız seni. Lekesiz, alnın ak. Hem konuşacağız arkandan, şunu bilemeden, cenazemizi gömmeye fırsat bulabilecek mi arkamızda kalanlar. E hızlanıyor tarihin tekeri. Dedim ya, zamanlaman manidar.




